Yazı kategorisi: Yaşam recetesi

AN DEDİKLERİ….

Fotoğraflarda ki anılar uzun uzun bakıp dalan biri mi oldunuz benim gibi?

Ben bununla da kalmıyor anlativeriyorum O ANI.

Bizim ailenin fotoğraf arşivi Türkan sultandir. Onu AYŞEM takip eder.Bu fotoğraf Ayşem ‘in albümünden.

Gelelim hikayesine….Bu fotoğraf rahmetli babannemin evinde çekilmişti. Ben de oradayım ana fotoğrafa girmemistim.Fotografi Türkan sultan çekmişti herzamanki gibi. Ayşem bu fotoğrafta 3 yaşında ancak var.

Baktığımda sevgi ve huzur vardı yıllardır. Artık hüznü hissediyorum. Icim cizzz ediyor.

Fotoğraftaki o yakışıklı delikanlı abim.Biz onu çok ansızın uğurladık. Burdaki gibi ağır ve derin bir insandı.

Sanırım söz bitti…

Sevdiklerinizin değerini ne olur yaninizdayken bilin.

Hayırlı ve sevgi dolu pazarlar….

Reklamlar
Yazı kategorisi: Yaşam recetesi

DİNLENMEK İÇİN HAYATA 40DK MOLA

DİZİ TERAPI!!

Beni tanıyanlar iyi bilir ki pek bi severim 40DK lil alt yazılı dizi seyretmeyi. Hani beni dizi eleştirmeni yapsalar yabancı dizilere editor bile olabilirim(Tabi bu bir abartı sadece ).

Yeni dizim 2009 yılı yapımı bir Amerikan dizisi.Daha önce keşfetmek olmama üzüldüm. 3 sezon oynamış dizinin 13 bölümlük ilk sezonunu dün bitirdim.

Adını Türkçeye cevirdiginizde nasıl yani dedirten bir ad ” BANA YALAN SOYLE”……

Beden dilini okumanın cinayetleri çözmesi gayet ilgi bir tarz yaratmış.

En son HOUSE dizisini öğrenci tadında seyretmis ve cok sey ogrenmistim.

Bu dizinin özelikle psikoloji okuyan öğrencilere mutlaka seyrettirilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Bu arada daha iki sezonum var.Bana izin kahvemi yapıp ekran başına gecmeliyim.

HERKESE İYİ SEYİRLER. …..

Yazı kategorisi: Yaşam recetesi

Kendinizden vazgecerseniz ne olur. (ALINTI )

Her şey Midenizle başlar, kabullenemediğiniz sorunlar ilk başta Mide’nize vurur, Birilerine yararlı olma, onlara elinizden geleni yardım etme düşüncesiyle kendinizde vazgeçersiniz. Kendinize değil de başkalarına yararlı olma ihtiyacı, “o kişiler, ben olmadan yaşayamaz” düşüncesi sizi yiyip bitirir ise, bu düşünce ve duygu sizde değişmediği sürece mide amelyatı olsanız da iyileşemezsiniz.

Yardım etme ihtiyacını hissettiğiniz insanın, siz olmadan yaşayamaz düşüncesi size ait, ya onun sizin yardımınıza ihtiyacı var mı?

Ve sonraki adım ise…. Şekerli yiyeceklere açlık duyduğunuzda, endişeli düşünceler ürettiğinizde, kendinizi dış dünyaya kapattığınızda, kendinizi kaybolmuş hissettiğinizde, sürekli doyumsuzluk yaşadığınızda, fazla uyuyorsanız, kendinizi depresif hissettiğinizde ve unutkanlık başladıysa DİKKAT!!! Beyniniz mutluluk hormonu üretemiyor, çünkü üretmesi için hiç bir neden göremiyor ve hayattan zevk alamaz olursunuz. Genç yaşta bunu yaşarsanız Diyabet1 neden olabilir, orta yaş üzeri ise Diyabet2 ye neden olabilir. Artık kendinize dönmeve iyileştirme zamanı. KAHKAHA atabileceğiniz bir durumu düşünün, sizi mutlu eden anılarınızı düşünün veya size mutluluk verecek anılar yaratın, ki beyniniz yeniden mutluluk hormonlarınızı üretsin ve Hayata yeniden katılın, katılın ki YAŞAYIN! Sizi ne mutlu ediyorsa onu yapın, bırakın “başkaları ne der” düşüncesini. Not: Resimde gördüğünüz Dalak/Pankreas bölgenize devamlı ovma veya hafif vuruşlar yapabilirsiniz. Doğru yeri bulabilmek için ilk ovmanızda veya vuruşunuzda acı hissetmeniz gerekiyor, çünkü orada birikmiş toksinler vardır ve siz oraya her işlem yaptığınızda oradan atılacaklardır ve zamanla o acı hissiniz yok olacaktır. Hayattan tat almayı kestiğinizde bir sonraki zarar görecek organınız ise KALP’tir Kaynak: Bütünsel Sağlık Koçu Nermin Doğruoğlu 55kopuk_Pankreaslage[1]

Yazı kategorisi: Yaşam recetesi

Bana olmaz deme!! EKİM AYI FARKINDALIK AYI


ORTA YAŞLI VE DÜZGÜN GİYİMLİ BİR ADAM SESSİZCE KAFEYE GİREREK KÖŞEDEKİ MASAYA OTURUR.

GARSONA SİPARİŞ ETMEK İÇİN BEKLEYEN YAN MASADAKİ GENÇLERİN KENDİSİNE BAKARAK GÜLÜŞTÜKLERİNİ FARK EDER. BELLİ Kİ YAKASINA TAKTIĞI KÜÇÜK PEMBE KURDELE ŞEKLİNDEKİ ROZETİNE GÜLMEKTEDİRLER. BU ALAYLI BAKIŞLARI GÖSTERMEDEN GELEN ADAM, YAN MASADAKİLERİN BU ISRARLI SIRITMALARINA DAYANAMAYARAK ELİNİ LACİVERT CEKETİNİN YAKASINDAKİ YAKASINDAKİ ROZETE GÖTÜREREK,

‘BU MU? DİYE BAKIŞANLARA SORAR.

YAN MASADAKİLER YÜKSEK SESLE GÜLEREK,

‘KÜÇÜK GÜZEL PEMBE KURDELENİZ LACİVERT CEKETİNİZE PEK YAKIŞMIŞ!’ DİYEREK SIRITMAYA DEVAM EDERLER.

ORTA YAŞLI ADAM BU SÖZÜ SÖYLEYEN DELİKANLIYA DÖNEREK,

‘LÜTFEN BUYURUN MASAMA BUNU TARTIŞALIM’ DER.

BİRAZ ÖNCE TÜM SEVİMSİZLİĞİYLE SIRITAN DELİKANLI SEBEBİNİ ANLAMADIĞI BİR UTANMA VE SIKINTI HİSSİNE KAPILSA DA GELİP MASAYA OTURUR.

ADAM ANLAŞILIR VE YUMUŞAK BİR SESLE,

‘BU ROZET TÜM DÜNYADA, İÇİNDE OLDUĞUMUZ AYDA, KADINLARIN ARASINDA MEME KANSERİ BİLİNCİNİ YAYGINLAŞTIRMAYI İFADE EDİYOR.

BEN BU ROZETİ ANNEMİN ADINA TAKIYORUM’ DER.

BU AÇIKLAMA KARŞISINDA BAŞKALAŞAN DELİKANLI,

‘ÇOK ÜZÜLDÜM, ANNENİZ MEME KANSERİNDEN Mİ ÖLDÜ?’ DİYE SORAR.

‘HAYIR’ DİYE CEVAP VERİR ORTA YAŞLI ADAM VE DEVAM EDER:

‘ANNEM SAĞ. KÜÇÜK BİR ÇOCUKKEN KENDİMİ YALNIZ HİSSETTİĞİM KORKULU ANLARIMDA HER ZAMAN BAŞIMI SAKLAYABİLECEĞİM VE HUZUR BULACAĞIM YUMUŞAK BİR YUVADIR ANNEMİN MEMELERİ. ANNEMİN SAĞLIĞI İÇİN DUA EDİYORUM.

‘HIMMM’ DİYE KEKELER DELİKANLI.

‘BU ROZETİ KARIM İÇİN TAKIYORUM’ DİYE DEVAM EDER ORTA YAŞLI ADAM.

‘KARINIZ DA HER HALDE İYİ’ DİYE SORAR DELİKANLI.

‘EVET, EVET’ DER ADAM.

‘KARIM BENİM İÇİN AŞK VE SEVGİ KAYNAĞI OLMUŞTUR HER ZAMAN. 23 YIL ÖNCE SEVGİLİ KIZIMIZI BESLEMİŞTİR MEMESİYLE. KARIMIN SAĞLIĞI İÇİN DE ALLAH’ A ŞÜKREDİYORUM.’

‘SANIRIM KIZINIZIN SAĞLIĞI İÇİN DE TAKIYORSUNUZ?’

‘HAYIR…. KIZIMI BİR AY ÖNCE MEME KANSERİ NEDENİYLE KAYBETTİK.

YAŞININ GENÇ OLDUĞUNU DÜŞÜNEREK İHMAL ETMİŞ. MEMESİNDE FARK ETTİĞİ KİTLEYİ. BU NEDENLE GEÇ KALDIK.’

GEN. DELİKANLI, YÜZÜNDEKİ UTANGAÇ VE ÜZÜNTÜLÜ BİR İFADE İLE,

‘ÇOK ÜZGÜNÜM BAYIM. ÖZÜR DİLERİM’ DER…

ORTA YAŞLI ADAM ‘KIZIMIN ANISINA ÖĞÜNEREK TAKIYORUM BU KÜÇÜK PEMBE KURDELEYİ. BU SAYEDE ÇEVREMDEKİLERİ DE AYDINLATA BİLİYORUM. ŞİMDİ GİT, KARINLA KIZINLA, KIZINLA, ANNENLE KONUŞ’ DEYİP CEBİNDEN ÇIKARDIĞI KÜÇÜK PEMBE KURDELE ROZETİNİ UZATIRKEN, DELİKANLI ÖNE EĞİLİR VE TAKMAMA YARDIM EDEBİLİR MİSİNİZ? DİYE MAHCUP MAHCUP SORAR.

BU ÖYKÜYÜ TÜRKİYE MEME VAKFI’NDAN DR. CAN GÜRBÜZ GÖNDERDİ..

ÖYKÜNÜN ALTINA BİR DE NOT DÜŞMÜŞ:

‘BİR MUMUN DİĞER MUMU YAKARAK AYDINLATMASIYLA KAYBEDECEĞİ HİÇBİR ŞEY YOKTUR..’

TÜM AYDINLIKLAR KADINLARIN OLSUN…

Yazı kategorisi: Yaşam recetesi

90/10 Sırrını Keşfedin

90/10 sırrı inanılmazdır! Çok azımız bunun farkındadır. Sonuç? Pek çok insan gereksiz yere stresten, dertlerden, problemlerden ve başağrısından acı çekmektedir.

Bu sır nedir? Hayatın %10’u, sizin başınıza gelenlerden oluşur. Hayatın diğer %90’ına ise sizin bu başınıza gelenlere nasıl davrandığınızla karar verilir.

İnsanlar anlamsız şeyler söyler ve yaparlar. İnsanlar hasta olur. Arabalar bozulur. Uçaklar geç kalır ve bütün planlarımızı alt üst ederler. Trafikte bir sürücü canımızı sıkabilir v.s. Bu 10’luk kısım tamamen bizim kontrolumuz dışında gerçekleşir.

Diğer %90’lık kısım farklıdır.
Diğer %90’lık kısmı siz belirlersiniz.
Nasıl? Olaylara yaklaşımınızla!

Bir örnek verelim. Ailenizle kahvaltı yapıyorsunuz. Kızınız, kahve fincanına çarpıyor ve bir fincan kahve gömleğinizin üzerine dökülüyor. Biraz önce olan olay üzerinde hiç bir kontrolünüz yok. Sonradan olacaklar ise sizin davranışınıza göre belirlenecek.

Lanet ediyorsunuz. Kahveyi üzerinize döktüğü için kaba bir şekilde kızınızı azarlıyorsunuz. Kızınız üzülüyor ve ağlamaya başlıyor. Kızınızı azarladıktan sonra eşinize dönüyor ve kahve fincanını masanın kenarına çok yakın koyduğu için eleştiriyorsunuz. Eşinizle kısa bir tartışma yaşıyorsunuz. Öfkeyle üst kata çıkıyor ve gömleğinizi değiştiriyorsunuz. Aşağıya indiğinizde kızınızı, ağlamaktan dolayı kahvaltısını bitirememiş ve okul için hazırlanamamış bir halde buluyorsunuz. Kızınız otobüsü kaçırıyor. Eşinizin işe gitmek için hemen çıkması gerekiyor. Hemen aceleyle arabanıza koşuyorsunuz ve kızınızı okula yetiştirmek üzere hareket ediyorsunuz. Geç kaldığınız için, hız sınırlaması olmasına rağmen aşırı hızla gidiyorsunuz. 15 dakikalık gecikmeden ve hız limitini aştığınız için ödediğiniz trafik cezasından sonra okula ulaşıyorsunuz. Kızınız size “Hoşçakal” demeden binaya koşuyor.

Ofise 20 dakika gecikmeyle geliyorsunuz ve evrak çantasını evde unuttuğunuzu anlıyorsunuz.
Gününüz korkunç bir şekilde başladı!
Devam ettikçe, kötüleşiyor, daha da kötüleşiyor sanıyorsunuz. Eve gitmeyi dört gözle bekliyorsunuz.
Eve ulaştığınızda eşiniz ve kızınızla olan ilişkilerinizde araya sıkıştığınızı sanıyorsunuz.
Neden? Sabahleyin nasıl tepki verdiğinize bağlı olarak!
Neden kötü bir gün geçirdiniz?

A) Kahve sebep oldu
B) Kızınız sebep oldu
C) Polis sebep oldu
D) Siz sebep oldunuz

Doğrusu, cevap “D” şıkkı. Kahvenin dökülmesinde sizin bir kontrolünüz yoktu. Sizin gününüzün kötü geçmesine o 5 saniye içindeki davranışlarınız sebep oldu. Olabilecek ve olması gereken ise şöyleydi: Üzerinize kahve sıçradı. Kızınız ağlamak üzere. Siz nazikçe “Tamam tatlım, bir dahaki sefere biraz daha dikkatli olman gerek” diyorsunuz. Havluyu kaptığınız gibi üst kata çıkıyorsunuz. Gömleğinizi değiştirip, evrak çantasını aldıktan sonra aşağıya iniyorsunuz ve aynı anda pencereden kızınızın otobüse bindiğini görüyorsunuz. Kızınız geri dönüp el sallıyor. Siz ve eşiniz işe gitmek için birlikte çıkmadan önce öpüşüyorsunuz. 5 dakika önce işe geliyorsunuz ve çalışma arkadaşlarınıza neşeli bir şekilde selam veriyorsunuz. Patronunuz ne kadar güzel bir günde olduğunuz hakkında konuşuyor.

Farka bakın!

İki farklı senaryo. İkisi de aynı başladı. İkisi de farklı bitti.

Neden?

Nasıl tepki verdiğinize bağlı olarak.

Gerçekten olanların %10’unda hiçbir kontrolünüz yok.

Diğer %90’ı ise sizin tepkinizle belirlenir.
Yazı kategorisi: Yaşam recetesi

Sağlık için değişmek gerek…

Evvveeeeetttttt Hanımlarrrr yeni 21 günden herkese GÜNAYDINLARRRRRR🌞 HAYIRLI SABAHLAR🌞 evet canlar hemen 🚾ye gittikten sonra tartılın✅sonrasında iki bardak🍋🍋 limonlu sularınızı içip 🍋🍋başlagıç kilonuzla birlikte yoruma buyrun😍😍😍herkese bol eksiler dilerim♥️♥️

21 gün kuralı

Hepimizin gündelik hayatta özellikle düşünmeden, farkında bile olmadan yaptığımız bazı davranışlarımız vardır. Sabah kalkınca elimizi yüzümüzü yıkmak yemekten sonra elimiz ağzımızı yıkamak, gece yatmadan dişlerimizi fırçalamak, yanan sobaya elimizi değdirmemek gibi.. Bunlar“otomatiğe bağlandığı yaptığımız” alışkanlıklarımızdı.Öte yandan aslında istediğimiz ve bir türlü gerçekleştiremediğimiz bazı şeyler de vardır: Mesela kilo vermek, sigarayı bırakmak ya da her sabah erken kalkıp yürümek gibi. Bunlar hakkında hep konuşur ama bir türlü hayatımıza sokamayız. Ta ki bir gün doktor “kilo vermezsen / sigarayı bırakmazsan ciddi sağlık sorunlarıyla karşılaşırsın / erken yaşta hayatını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalırsın” diyene kadar. Birdenbire sağlıklı beslenmeye / spor yapmaya başlar ya da 1 günde sigarayı bırakırız. Ve hayatımıza yeni bir alışkanlık şekli girmiş olur.

Uzmanlar, yeni bir alışkanlık kalıbı oluşturmanın ortalama 21 gün sürdüğünü söylüyor. Bu süre, hücrelerimize yeni bir şeyi öğretmek için gerekli olan süredir. Mesela;

* Erken kalkmak,

* Ekmek, şeker gibi kötü alışkanlıkları hayatinizdan cikarmak,

* Her sabah yürümek / meditasyon yapmak / kahvaltı etmek,

* Her akşam belli saatte uyumak,

* Günü önceden planlamak,

* Akşam yatmadan ortalığı toparlamak

gibi davranışları ortalama 14-21 günde hayatımıza yerleştirmemiz mümkün. Bu arada olumlama cümlelerimizi de en az 21 gün söylediğimizi hatırlayın…

Peki yeni bir alışkanlık geliştirmenin reçetesi nedir, şimdi ona bakalım:

1. İlk olarak, hayatınıza sokmak istediğiniz davranışın gerektirdiği eylem her ne ise onu yapmaya açık ve net bir şekilde KARAR VERIN. Diyelim ki sabah erken kalkıp spor yapmak istiyorsunuz; saatinizi kurun, alarm çalınca hemen kalkın ve eşofmanlarınızı giyip spora başlayın.

2. Yeni alışkanlığınızın oluşma sürecinde hiçbir istisnaya izin vermeyin. Bahaneler uydurmayın ya da gerekçelerinizi mantıklı göstermeye çalışmayın. Kendi ayağınıza çelme takmayın. Her sabah 6′da kalkmaya karar verdiyseniz, otomatik hale gelene kadar disiplinli bir şeklide her sabah 6′da kalkın.

3. Etrafınızdakilere yeni bir alışkanlık geliştirmek üzere çalıştığınızı söyleyin. Diğerlerinin izlediğini bilmek, sizi daha disiplinli ve azimli hale getirecektir.

4. Kendinizi yeni bir şekilde davranırken imgeleyin. “Zaten bu şekilde davranıyormuşçasına” imgeledikçe, yeni davranış daha hızlı bir şekilde bilinçaltınız tarafından kabul edilir ve otomatik hale gelir.

5. Sürekli tekrarlayacağınız bir olumlama cümlesi oluşturun ve söyleyin: ” Her sabah 6′da kolaylıkla ve zinde bir şekilde kalkıyorum.” gibi. Bu, uyumadan önceki son sözünüz olsun. Bir süre sonra saat çalmadan uyandığınızı göreceksiniz.

6. Yeni alışkanlığınız hayatınızda otomatik ve kolay bir şekilde olana kadar çalışmak konusunda kendi kendinize ısrarcı olun. Öyle ki, yapmadığınız zaman bu size rahatsızlık versin 🙂

7. Sıra geldi sonuncu ve en güzel adıma: Yeni alışkanlığınızı yaptıkça kendinizi ödüllendirin. Ödül verdiğiniz her seferde davranışınızı onaylar ve güçlendirirsiniz ve bilinçaltı seviyesinde de ödülün keyfi ile davranış arasında bir ilişki kurulmuş olur. Tabii bu ömür boyu kendinize ödül vereceksiniz anlamına gelmiyor, davranış otomatik hale gelene kadar verin yeter 🙂

Ve daima hatırlayın: Hayatınızda gerçekleştirmek istediğiniz değişim ve dönüşüm için, öncelikle gerçekten istemeniz ve karar vermeniz, sonra da eyleme geçmeniz gerekiyor. Ve bunu bir başkası sizin yerinize yapmayacak, siz yapacaksınız.

* “22 gün oldu, daha alışkanlığımı oturtamadım” deyip kaçmayın,

* “20 günde olmaz mı?” diye pazarlık yapmayın,

* “Ya olmazsa” deyip boşa endişeye kapılmayın..

Sakin, kararlı ve azimli Olun, hayatınızın elinizde nasıl şekillendiğini görün!